BÖLÜM 1 - OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNU ANLAMAK

MODÜL 2
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNDA EĞİTİM TEDAVİ VE TERAPİ SEÇENEKLERİ

Uygulamaya Karar Vermeden Önce Çocuk ve Uygulama Açısından Dikkat Edilecek Noktalar

Modül Kazanımları

Otizm spektrum bozukluğu en sık karşılaşılan gelişimsel yetersizlik gruplarından olup giderek daha sıkça görülen bir spektrum bozukluğudur. Otizmin giderek daha fazla görülmesi toplumların öncelikli olarak eğitim ve sağlık sistemlerine önemli baskı oluşturmaktadır. Çünkü, doğal olarak, otizm spektrum bozukluğu olan bireyler ve aileleri olabildiğince bağımsız yaşama ulaşmayı talep etmektedir. Modül 1’de açıklandığı gibi otizm spektrum bozukluğu olan çocuk ve yetişkinler heterojen bir grubu oluşturur. Diğer bir deyişle, otizmli bir çocuğun davranış ve öğrenme özellikleri ve aynı zamanda gereksinimleri bir diğer otizmli çocuktan çok önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Dolayısıyla, bu farklılık ve çeşitlilikler sunulan hizmetlerin de zamanla farklılaşmasına ve çeşitlenmesine yol açmıştır ve günümüzde daha fazla sayıda seçeneğin üstelik oldukça cazip biçimde sunulduğu görülmektedir. Ancak, bunlar arasında en etkili seçeneğe karar verebilmek ya da bu seçeneklerin gerçekten de otizmli bireylerde istendik gelişmeleri sağlayabilme gücü olup olmadığını bilebilmek ya da bunların herhangi bir zararlı/yan etkisi olup olmadığını bilebilmek anne-babalar ve uzmanlar açısından önemli bir sorunu oluşturmaktadır. Yeterince etkili olmayan bir seçeneğin tercih edilmesiyle birlikte hedeflenen gelişmelere ulaşılamadığında anne-baba ve ve eğitimciler duygusal açıdan sorun yaşamakla birlikte bu uygulamaların sonucunda zaman, enerji ve maddi kayıplara uğramaktadırlar. Tabi ki bu durumun çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ise en önemli sorundur. Dolayısıyla, sunulan seçenekler birbirlerinden çok farklılaştığı için seçim yapılması durumunda hangi ölçütlere dikkat edilmesi gerektiği önem taşımaktadır. Ancak, otizmde eğitim ve terapi yöntemlerinin tanıtımına geçmeden önce bu bölümünde, otizmli bir çocuğa hangi uygulamanın yararlı olacağını nasıl bilebileceğinize ilişkin ipuçları sıralanmıştır. Bu amaçla, çocuğa ve uygulamaya ilişkin olmak üzere iki temel noktada bilgi sahibi olmak önemlidir. Bu noktalara izleyen bölümde ayrıntılarıyla yer verildikten sonra etkili uygulamaya karar verebilme konusuna ışık tutan ve günümüzde üzerinde giderek daha fazla durulan bilimsel dayanaklı uygulamalar kavramı ele alınmıştır.

Modül 1’de otizm spektrum bozukluğu, belirtileri, tipik özellikleri gibi konulara ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Bu modülden de anlaşıldığı gibi, otizm bir spektrum bozukluğudur ve oldukça heterojen bir grup söz konusudur. Bir çocuğun spektrumda bulunduğu yer onun bu bozukluktan etkilenme derecesini ortaya koyar ve otizmden etkilenme derecesine bağlı olarak hemen her program çocuğun gereksinimlerine göre bireyselleştirilerek planlanmalıdır. Hangi programın seçileceğine ilişkin karar verebilmek için otizm spektrum bozukluğuna ilişkin bilgilerin yanı sıra aşağıda sıralanan noktaları da dikkate almanızı öneririz.

Çocukla İlgili Noktalar

Çocuğun Yaşı

Otizme yönelik uygulamalara karar verirken otizm spektrum bozukluğu olan çocuğun yaşı en belirleyici etmenlerden birisidir. Şöyle ki, 7 yaşında otizm spektrum bozukluğu tanısı konulmuş olan bir çocukla henüz 2 yaşındayken tanısı konulmuş olan bir çocuğa uygun olacak uygulamaya karar vermek önemli farklılıklar gösterir.

Çocuğun işlevde bulunma düzeyi ve becerileri

Otizm spektrum bozukluğu şemsiyesi altında yer alan çocuk ve bireyler birbirlerinden çok farklı davranış ve öğrenme özellikleri, dil ve iletişim becerileri ve toplumsal beceriler sergilerler. Çocuğun bu özelliklerini değerlendirmek için farklı değerlendirme yolları vardır. Modül 3’te bu konularla ilgili bilgilere yer verilmiştir.

Görsel ya da işitsel uyaranlara karşı tepkisi

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların görsel uyaranlarla daha iyi öğrendikleri ifade edilmektedir. Ancak, otizmli çocukların niçin iyi birer görsel öğrenen olduklarına ilişkin güçlü bilimsel dayanaklar yokken görsel yolla öğrenebildiklerini ortaya koyan oldukça çok sayıda araştırma vardır. Diğer taraftan heterojen bir grupla karşı karşıya olduğumuz için genel bir yargıya varmak son derece zordur. Bu nedenle, herhangi bir uygulamaya karar verirken çocuğun bu açıdan öğrenme özellikleri kişisel olarak dikkate alınmalıdır.

Halihazırda almakta olduğu eğitim

Çocuğun halihazırda bir eğitim alıp almadığı, alıyorsa bu eğitimin yarattığı etkiler değerlendirilmelidir.

Programla İlgili Noktalar

Programın uygulanan programla birlikte uygulanabilirliği

Önerilen programın çocuğa uygulanan uygulamalarla birlikte uygulanabilirliği değerlendirilmelidir. Örneğin tuvalet eğitimi için başlanacak olan programın çocuğun devam ettiği programda uygulanabilir nitelikte olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Aile katılımı

Uygulamanın ne düzeyde bir aile katılımı gerektirdiği; aile üyelerinden en çok kimlerin katılımını gerektirdiği gibi konular belirginleştirilmelidir. Ailenin bu açıdan ne tür olanaklar sunabileceği, süreçteki rolü ve katılım düzeyi olabildiğince gerçekçi bir biçimde değerlendirilmelidir.

Maliyet

Uygulamanın maddi (örn., para, zaman, ev ortamı – bazı programlarda eğitmenler eve gelerek ev ortamında çocukla çalışmaktadır, araç-gereçler) ve duygusal açıdan gerektirdiği maliyet dikkate alınmalıdır.

Uygun olmayan davranışlara müdahale

Programda uygun olmayan davranışların işlevlerini belirlemeye ve uygun olmayan davranışın işlevini karşılayabilen uygun davranışları kazandırmaya yönelik bir bakış açısının benimsenmiş olduğundan emin olunmalıdır. Uygun olmayan davranışlara müdahale konusunda Modül 9’u incelemenizi öneririz.

İşlevsel iletişim becerileri

Çocuğun dahil edileceği program, çocuğun yaşı ve işlevde bulunma düzeyi ne olursa olsun, çocuğun yaş ve işlevde bulunma düzeyine uygun olarak çocuğun çevresinde işlevsel iletişime yer verir ve çocuğun programda gün boyunca hemen her fırsatta bu konuda öğretim almasına ve alıştırma yapmasına olanak sağlar nitelikle olmalıdır.

Anlamlı öğrenme etkinlikleri

Program otizmli çocuklara olabildiğince yaşa uygun, anlamlı öğrenme etkinleri sunabilir nitelikte olmalıdır. Bazen, özellikle erken yaşlarda, işaret ederek gösterme, yönergelere uygun tepkide bulunma, taklit becerileri gibi becerilerin uzun süre çalışılması gerekebilir. Anne-babalar bazen bu becerileri çalışmanın çok gerekli olmadığını düşünerek programda farklı becerilere yer verilmesini önerebilirler. Bazen de öğretmenler ya da eğitmenler bu temel becerileri çocuk tam olarak sergileyemezken daha üst düzey becerilerin öğretimini hedefleyebilmektedir. Oysa çocukla bu becerilerin çalışılmasına gereksinim varsa bu tür temel becerilerin öncelikle öğretilmesi son derece önemlidir. Bu noktada çocuğun gereksinimleri ve gelişim ilkeleri yakından takip edilmelidir. Ayrıca, söz konusu anlamlı öğrenme etkinliklerini çocuğun gösterdiği liderlik ve işlevde bulunma düzeyine bağlı olarak yetişkin yönlendirmeli uygulamaların ya da doğal öğretim uygulamalarının kullanımıyla gerçekleştirilmelidir. Yetişkin yönlendirmeli olarak planlanan öğretimde de mümkün olabildiği her durumunda doğal öğretim uygulamalarının çeşitli unsurlarına yer verilmelidir.

Akran etkileşimi

Akran etkileşimi programın hedefleri arasında ve aynı zamanda öğretim süreçleri arasında yer almalıdır. Dolayısıyla, programda hem akran etkileşimini öğretmeye yönelik uygulamalar yer almalı hem de akran etkileşimi başlatan ve sürdürebilen çocukların varlığı bir fırsat olarak değerlendirilmeli ve bu çocukların gereksinim duyan akranlarına etkileşimde bulunma girişimlerini sergileyebilecekleri düzenlemeler yapılmalıdır. Program gün içinde sürekli olarak ortaya çıkan etkileşim fırsatlarını eğitimcilerin kullanabileceği şekilde tasarlanmalıdır.

Genelleme

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara yönelik tüm programların vazgeçilemez bir unsuru genelleme çalışmaları olmalıdır. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların öğretimde genelleme konusunda başarısızlıkları olduğu çok sayıda kaynakta rapor edilmektedir. Bu nedenle, otizmli çocuğun dahil olacağı tüm programlarda öğrenilen becerilerin yeni durumlara genellenebilmesini sağlamak üzere genelleme çalışmaları yapılmalıdır.