BÖLÜM 3: TEMEL BECERİLERİ KAZANDIRMAK

MODÜL 9
ÖĞRETİM PLANLAMA VE YÜRÜTME

Hedef Davranış Seçme ve Öğretimi Planlama

Modül Kazanımları

Hedef davranış belirleme ve tanımlama bölümünde detaylıca açıklamış olduğumuz gibi hedef davranış çocuğa kazandırılmak istenen ya da çocukta değiştirilmek istenen davranıştır. Hedef davranış belirleme ve ölçme konusundaki ayrıntılı bilgilere Modül 6’dan ulaşabilirsiniz.

Hedef davranış seçme öğretimi planlamanın ilk aşamasıdır. Hedef davranış çocuğun davranış dağarcığında yer alan arttırılmak ya da azaltılmak istenen bir davranış olabileceği gibi çocuğun davranış dağarcığında yer almayan ve kazandırılmak istenen yeni bir davranış da olabilir. Çocuğun davranış dağarcığında hiç olmayan ve kazandırılmak istenen davranışlar, çocuğun yaşam alanlarında etkili ve bağımsız olarak işlev görmesini sağlayan davranışlardır. Örneğin, tuvalet becerileri çocuğun bulunduğu yaşam alanlarında etkili ve bağımsız olarak işlev görmesini sağlayan bir beceridir. Tuvalet becerilerinde sınırlılık gösteren bir çocuk için tuvalet becerilerinin hedef davranış olarak belirlenmesi, çocuğun okul ve evde bağımsız olarak hareket etmesini ve akranları tarafından kabul görmesini sağlaması açısından oldukça işlevseldir. Çocuk için işlevsel ve sosyal açıdan önemli olan hedef davranışları belirlerken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar olduğundan daha önce söz etmiştik. Bu noktalara aşağıda tekrar yer vermenin anımsamanız açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Bir davranış aşağıda sıralanan nitelikleri karşılıyorsa işlevsel ve sosyal açıdan uygun bir hedef davranıştır.

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar çeşitli güçlü yanlarının olmasıyla birlikte farklı pek çok alanda sınırlılıklar gösterebileceğinden sıralanan özelliklere sahip birden çok sayıda davranış belirlemek olasıdır. Bu durumda belirlediğiniz hedef davranışların öncelik sırasını belirlenmeniz gerekmektedir. Bu noktada çocuğun güvenliğini sağlayan, işlevsel olan ve daha önce söz edildiği gibi önkoşul olan davranışların kazandırılmasına öncelik vermelisiniz.

Ardından öğretimini planladığınız davranışları gözlenebilir ve ölçülebilir olarak tanımlamalısınız. Gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik koşulunu karşılayabilmek için söz konusu davranışın başlangıcı ve bitişi ayırt edilebilir olmalı ve tekrarlanabilir olmalıdır.  Dolayısıyla, gözlenebilirlik ve ölçülebilirlik özelliklerinin var olması davranışın kolayca gözlenebilmesini ve davranışı gözleyen herkes tarafından aynı şekilde kaydedilmesini sağlar. Örneğin “Ayşe özbakımını yapmayı bilir.” hedef davranışı gözlenebilir ve ölçülebilir değildir. Bu hedef davranışı okuyan herkes “Ayşe yüzünü yıkar, Ayşe saçını tarar, Ayşe eteğini giyer” gibi  Ayşe’den ne beklendiğine ilişkin farklı anlamlar çıkarabilir. Oysaki “Ayşe bağımsız olarak yüzünü yıkar.” şeklinde ifade edilen bir hedef davranış herkes tarafından aynı şekilde anlaşılır ve kaydedilir.

Hedef davranışı yukarıda belirtilen noktalar doğrultusunda seçtikten ve gözlenebilir ve ölçülebilir bir şekilde tanımladıktan sonra, çocuğunuza hedef davranışı kazandırmak üzere hangi öğretim uygulamasını (yöntemini) kullanacağınızı belirlemelisiniz. Hedef davranış, koşullarınız ve çocuğunuzun özelliklerini dikkate alarak kullanacağınız öğretim uygulamasına karar verebilirsiniz. Bu süreçte portalda yer alan ve açıklaması yapılan öğretim uygulamalarının yanı sıra kaynaklar bölümünde yer alan bilimsel dayanakları oluşmuş etkili öğretim uygulamaları arasından seçeceğiniz bir öğretim uygulamasını da kullanabilirsiniz. Uygulamayı belirledikten sonra öğretim sürecini planlamanız gerekir. Öğretim sürecini planlarken şu noktalara dikkat ediniz.

Öğretim Ortamı

Öğretimin gerçekleştirileceği ortam otizmli çocuğun öğrenme özellikleri, öğrenme gereksinimleri ve öğretilecek becerinin özelliklerine göre belirlenmelidir. Bu konuya ilişkin bilgilerinizi tazelemek için Modül 5’i ziyaret etmenizi öneririz.

Öğretimde Kullanılacak Materyaller

Öğretim sürecinde hedef uyaranın sunumunda kullanılacak materyallere, veri toplama formlarına ve varsa pekiştireç olarak kullanılacak materyallere önceden karar vermelisiniz. Örneğin organların öğretimi sırasında organ resimleri, organlar önlüğü; mutfak araç-gereçlerinin öğretimi sırasında ise kaşık, çatal, bardak gibi gerçek nesneler kullanabilirsiniz.

Dikkat Sağlayıcı İpucu

Dikkat sağlayıcı ipuçları, öğretime başlamadan hemen önce sunulan uyaranlardır. Bu amaçla çocuğunuzun adını söyleyerek dikkati öğretimi yapılacak beceriye çekebilirsiniz. Örneğin “Hasan bugün seninle hayvanları öğreneceğiz. Şimdi beni dikkatlice dinle. Hazırsan başlayalım. / Hazır mısın?” ya da “Hasan şimdi çalışma zamanı. Hazır mısın?” diyerek çocuğunuzun dikkatini öğretime çekebilirsiniz. Çocuğunuzun size dikkatini yöneltmediğini fark ettiğiniz anlarda öğretim sunmayınız. Öncelikle size baktığından, gösterdiğiniz nesneye yöneldiğinden emin olunuz. Bazı çocuklarda dikkat sağlayıcı ipucu olarak yukarıdaki örneklerde olduğu gibi sözel yönlendirme yapmak yeterli olabilirken bazı çocuklarda çocuğun başını hafifçe size doğru çevirmesi için çenesine dokunarak yönlendirme yapmak ya da elinizdeki nesneyi çocuğun göz hizasına kadar getirip yakın bir mesafeden göstermek daha uygun olabilir.

Deneme Sayısı ve Deneme Sunuş Biçimi

Deneme davranış öncesi uyaran-davranış ve davranış sonrası uyarandan oluşan döngüdür. Bu döngüyü bir örnek üzerinden tekrar açıklayalım. Çocuğunuza (Kedi resmini işaret ederek) “Bu ne?” diye sormanız davranış öncesi uyarana (diğer bir deyişle sunduğunuz yönergeye), çocuğunuzun “Kedi” demesi davranışa, sizin de “Harikasın. Bu bir kedi.” demeniz davranış sonrası uyarana (bu örnekte pekiştirmeye) ve bu döngüye bir örnek olarak verilebilir. Çocuğunuzla gerçekleştireceğiniz bir öğretim oturumunda hedef davranışa ilişkin kaç deneme yapılacağına da önceden karar vermeniz gerekmektedir. Deneme sayısını hedef davranışın özelliği, çocuğunuzun performansı ve öğretim ortamının koşullarına bağlı olarak belirlemelisiniz. Deneme sunuş biçimi ise denemelerin nasıl sunulduğu ile ilgilidir ve üç grupta toplanabilir:

  • Art arda
  • Aralıklı
  • Dağınık

Denemeleri arada süre bırakmadan art arda sunabileceğiniz gibi arada kısa bir süre bırakarak aralıklı olarak ya da gün içerisinde dağınık olarak da sunabilirsiniz. Öğretimin planlanması aşamasında denemeler arasında belli bir süre bırakılmasını planlıyorsanız bu süreyi önceden mutlaka belirlemelisiniz. Çocuğunuzla daha önce dağarcığında olmayan bir davranışı çalışmayı planladığınızda başlangıçta denemeleri art arda sunmaya özen göstermelisiniz (art arda deneme sunacağınız zaman çocuğunuzun özelliklerini ve denemelerin zorluğunu dikkate alarak kısa bir denemeler arası süre (örn., 1 sn, 3 sn) bırakmalısınız.

Çocuğunuzun çalışmakta olduğunuz davranışa ilişkin performansında iyileşmeler gözlediğinizde davranışın genellenmesini de düşünerek aralıklı ve dağınık deneme sunuş biçimlerini de planlamalısınız. Yeri gelmişken aralıklı ve dağınık deneme sunuş biçimlerini kısaca açıklayalım.

Aralıklı deneme sunuş biçimi öğretim sırasında denemeler arasında çocuğa dinlenme aralıklarının (örn., 1 dak, 2 dak) bırakılması şeklinde uygulanmaktadır. Dağınık deneme sunuş biçimi ise bir becerinin öğretimine yönelik denemeleri gerçekleştirirken denemeler arasında hedef beceri ya da davranış ile ilişkili farklı bir amaca yönelik denemelere ya da etkinliklere yer verilmesini ve ardından tekrar öğretim denemelerine devam edilmesini içermektedir.

Öğretim Düzenlemesi

Öğretimin bireysel olarak mı yoksa grup düzenlemesiyle mi sunulacağına karar verilmelidir. Bireysel öğretim düzenlemesinde çocuğunuz ile bire bir öğretim etkinlikleri yürütmeniz beklenir. Bu nedenle yeni bir hedef becerinin öğretiminde, özellikle de öğretimin başında çocuğunuzla yürüteceğiniz çalışmaları bireysel öğretim düzenlemesiyle yürütmeniz sunduğunuz öğretimin etkililiğini ve verimliliğini arttıracaktır.

Grup düzenlemesinde ise en az iki çocukla (iki-sekiz arası çocuk ideal grup büyüklüğüdür) birlikte öğretim etkinlikleri düzenlenir. Bu amaçla çocuğunuzun arkadaşlarından bir grup oluşturarak hem çocukların birbirlerini gözleyerek öğrenebilecekleri öğretim etkinlikleri düzenleyebilir hem de öğretimi daha eğlenceli bir hale getirebilirsiniz. Bu süreçte benzer yaş ve beceri düzeyine sahip çocuklardan bir grup oluşturabileceğiniz gibi farklı yaş ve beceri düzeylerine sahip çocuklardan da bir grup oluşturabilirsiniz. Grup düzenlemesiyle yürüteceğiniz çalışmalar çocuğunuza akranlarıyla etkileşme ve gözleyerek öğrenme fırsatları yaratmanın yanı sıra bireysel öğretim düzenlemesi ile yapılan çalışmaların grup ortamında da çalışılmasını sağlayarak edinilen becerinin farklı ortam ve kişilere genellenmesini kolaylaştıracaktır. Birebir öğretimden grup öğretimine geçileceği zaman başlangıçta grup üyesi sayısını sınırlı tutmak ve çocukların grup içi davanışlarında iyileşme görüldükçe üye sayısını arttırmak bir öneri olarak akılda tutulmalıdır.

Oluşturulan grubun özelliğine bağlı olarak grup içinde aynı hedef davranışların ya da gruptaki her bir çocuk için farklı hedef davranışların öğretimi amaçlanabilir. Örneğin gruptaki her çocuk için “resmi gösterilen meyvenin adını söyleme” hedef davranış olarak belirlenebileceği gibi, gruptaki çocuklardan biri için “resmi gösterilen hayvanın adını söyleme”, bir diğeri için “resmi gösterilen sebzenin adını söyleme” hedef davranış olarak belirlenebilir.

Grup öğretiminde planlanması gereken noktalardan bir diğeri de çocukların tepkide bulunma şeklidir. Grup öğretimi sırasında her bir çocuğa bireysel olarak tepkide bulunma fırsatı sunulabileceği gibi gruptaki tüm çocukların aynı anda ve birlikte tepkide bulunmasına olanak sağlayan koro şeklinde tepkide bulunma fırsatı da sunulabilir. Örneğin “Resmi gösterilen meyvenin adını söyleme” hedef davranışı için resmi göstererek “Elif, bu ne?” diye sorabilir ve böylece bireysel tepkide bulunma fırsatı sunabilirsiniz. “Herkes buraya baksın. Ben 1, 2, 3 dediğimde resimdeki meyvenin adını söyleyeceksiniz.” diyerek ise koro şeklinde tepkide bulunma fırsatları yaratabilirsiniz.

Hedef Uyaranın Sunumu

Hedef uyaran otizmli çocuğa beceriyi sergilemesi ya da yanıt vermesi gerektiğini hatırlatmak için sunulan uyaranlardır. Bu amaçla doğrudan çocuğunuza sorular sorabilir (örn., “Bu ne?”), yönergeler sunabilir (örn., “Mavi kareyi göster”), hedef davranışa ilişkin çevresel düzenlemeler yapabilir (örn., boya kalemleri ve boyama defteri sıranın üzerine konularak çocuğun boyama yapması beklenebilir) ve doğal olarak oluşan olayları (örn., beslenme saatinin bitişi el yıkama için doğal bir uyarandır) uyaran olarak kullanabilirsiniz. Örneklerden anlaşılabileceği gibi, çevresel düzenleme ve doğal olarak oluşan olayların kullanımı işlevde bulunma düzeyi yüksek ve çoğunlukla kendisinden yerine getirmesi beklenen davranışı nasıl yapacağını bilen çocuklarda etkili olarak kullanılabilmektedir.  Küçük yaşta ve işlevde bulunma düzeyi henüz sınırlı olan, sistematik öğretime yeni başlanan çocuklarda soru sorma ve yönerge sunma öncelikle tercih edilmelidir.

İpucu Türleri ve Hiyerarşisi

İpuçları otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara uygun ve yeni davranışlar kazandırmada etkili olarak kullanılabilir. İpuçları çocukların doğru tepkide bulunma olasılığını arttırmak, kimi zaman kesinleştirmek üzere uygulamacı tarafından sunulan yardımlardır. Öğretim sırasında aşağıda sıralanan farklı ipucu türlerinden bir ya da birkaçını kullanarak çocuğunuzu doğru tepkiye yönlendirebilirsiniz. Bu amaçla;

  • yüz ifadesi, baş veya vücut hareketlerinizi kullanarak jestsel ipucu,
  • sorular sorarak ya da açıklamalar yaparak sözel ipucu,
  • uygun davranışın sergilenmesine yardımcı olacak fotoğraf, resim, yazılı uyaranlar kullanarak görsel ipucu,
  • davranışın nasıl sergileneceğini göstererek model ipucu,
  • çocuğun davranışı sergilemesine yardımcı olmak için fiziksel müdahalede bulunarak fiziksel ipucu

Öğretim sırasında ipuçlarının etkili olabilmesi için öncellikle seçtiğiniz ipucunun olabildiğince doğal olmasına, çocuğun vücudu üzerinde daha az kontrol gerektiren bir ipucu olmasına dikkat ediniz. Bu nokta özellikle çocukların ipucuna bağımlılık geliştirmelerine yol açmamak açısından önemlidir.  Yukarıda yer verilen ipucu türleri en ılımlı ipucundan en az ılımlı ipucuna göre sıralanmıştır. Sözel ipucu ile davranışı sergileyebilen bir çocukla çalışırken çocuğun olası bir ipucu bağımlılığı geliştirmemesi için model ipucu ya da fiziksel ipucu kullanmamaya özen gösteriniz.

Daha önce de belirtildiği gibi çocuğunuzun günlük yaşamda bağımsız olarak hedef davranışı sergilemesini sağlayabilmek üzere kullanılan ipuçlarını zamanla silikleştirmeniz bir başka ifade ile geri çekmeniz gerektiği de üzerinde önemle durarak planlama yapmanız gereken bir diğer noktadır. Dolayısıyla, bu aşamada aynı zamanda ipuçlarını nasıl silikleştireceğinizi de planlamalısınız. Bunu planlarken ipuçlarını çok hızlı ya da çok yavaş silikleştirmediğinizden emin olunuz ve ipuçlarının en uygun zamanda silikleştirilmesine dikkat ediniz. Bu noktada hedef davranışa ilişkin belirlediğiniz ölçütleri dikkate alarak bir planlama yapabilirsiniz. Bu konuya ilişkin bilgilerinizi tazelemek için Modül 7’yi  tekrar gözden geçirmenizi öneririz.

Performansı Değerlendirme

Çocuğunuzun performansını öğretim öncesi, sırası ve sonrasında değerlendiriniz. Öğretim öncesi değerlendirme çocuğunuzun öğretime başlamadan önceki performansının ve öğretim sonucunda gösterdiği ilerlemenin belirlenmesini sağlayacaktır. Öğretim öncesi değerlendirmeye başlama düzeyi verisi toplama denir.

Öğretim sırasında çocuğunuzun performansına ilişkin yapacağınız değerlendirmeler öğretim sürecinde anlık kararlar almanıza, koşullarınıza göre yöntem, ipuçları ve pekiştirme gibi öğretimin öğelerinde değişiklikler ya da uyarlamalar yapmanıza olanak tanıyacaktır.

Son olarak ise öğretim sonrasında çocuğunuzun performansına ilişkin değerlendirmeler yaparak hem çocuğunuzun hedef davranışta öğretim sonrası gösterdiği ilerlemeyi hem de sunduğunuz öğretimin etkililiğini değerlendirebilirsiniz.

Çocuğunuzun performansını değerlendirmek üzere öncellikle hedef davranışın özelliğine bağlı olarak uygun kayıt tutma tekniğine karar veriniz. Kayıt tutma tekniğine bağlı olarak veri toplama form ya da formlarını düzenleyiniz. Örneğin çocuğunuz için belirlediğiniz hedef davranıs “kırmızı olan nesneyi gösterme” gibi tek basamaklı bir davranış ise ayrık deneme kaydı, “ayakkabı giyme” gibi zincirleme bir davranış ise beceri analizi kaydı tekniğini kullanabilirsiniz. Bu konuya ilişkin bilgilerinizi tazelemek için Modül 6’yı gözden geçirmenizi öneririz.

Davranış Sonrası Uyaranlar

Öğretime başlamadan önce çocuğun öğretim sırasındaki olası tepkileri göz önünde bulundurularak davranış sonrası uyaranlara karar verilmelidir. Öğretim sırasında çocuğunuz temel olarak üç farklı tepki gösterebilir: (a) doğru tepkide bulunabilir, (b) tepkide bulunmayabilir ya da (c) yanlış tepkide bulunabilir. Çocuğunuzun gerçekleştirebileceği her bir tepki için sunacağınız davranış sonrası uyaranı mutlaka belirlemelisiniz. Çocuğunuz doğru tepkide bulunduğunda pekiştirebilir; yanlış tepkide bulunduğunda çocuğunuzun tepkisini engelleyerek hedef uyaranı tekrar sunabilir ve doğru tepkiyi kesinleştiren daha yoğun bir ipucu kullanarak yeni bir denemeyi başlatabilir ya da çocuğunuzun tepkilerini görmezden gelerek öğretime devam edebilirsiniz. Çocuğunuzun tepkide bulunmama davranışında da yanlış tepkide bulunma seçeneği için belirlediğiniz davranış sonrası uyaranlardan birini sunabilirsiniz.

Daha önce de söz edildiği gibi, çocuklarınızın öğretim sırasındaki doğru tepkilerini mutlaka pekiştirmelisiniz. Bu amaçla çocuğunuzla çalışmaya başlamadan önce, çocuğunuz için etkili olan pekiştireçleri belirleyiniz. Her bir çocuk için farklı yiyecek-içecek, nesne, etkinlik ya da övgü sözcüğü etkili pekiştireç olabilir. Bu noktada belirlediğiniz etkili pekiştireç bir yiyecek-içecek ise mutlaka etkili bir sosyal pekiştireç belirlemeye ve yiyecek-içecek pekiştireçleriyle birlikte sosyal pekiştireçleri kullanmaya özen gösteriniz. Çocuğunuz için etkili olan pekiştireçleri, çocuğunuzu gözleyerek, çocuğunuzun yakınlarına ya da mümkünse kendisine sorarak, çocuğunuzla etkileşerek ve çocuğunuza çeşitli seçenekleri sunarak hangilerini öncelikle ve sıklıkla tercih ettiklerini gözleyerek belirleyebilirsiniz. Belirlediğiniz sosyal pekiştireçlerin ve seçtiğiniz etkinliklerin çocuğunuzu eğlendirici özellikte olmasına özen gösteriniz! Aşağıda çocuklar için eğlenceli olabilecek pekiştireç örneklerine yer verilmiştir.

Çocuğunuz için en etkili olan pekiştireçleri belirlemede zorluk yaşıyorsanız, mutlaka sistematik bir pekiştireç değerlendirmesi gerçekleştiriniz. Pekiştireç değerlendirmesiyle en etkili pekiştireçlerin belirlenebilmesi için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktaları tekrar anımsayalım.

Kimi zaman çocuklar için hâlihazırda pekiştirici özellik taşıyan bir durum, belirli bir süre sonra çocukta benzer tepkiyi yaratmayabilir. Bir başka ifadeyle, etkili olduğunu belirlediğiniz bir pekiştireç zaman içerisinde pekiştirici ve motive edici özelliğini kaybedebilir. Bu durumun üstesinden gelebilmek için etkili pekiştireç belirleme sürecini belirli aralıklarla tekrar etmeniz önerilmektedir. Pekiştirme ve etkili pekiştireç değerlendirme uygulamasına ilişkin bilgilerinizi tazelemek için Modül 7’yi incelemenizi öneririz. Etkili pekiştireç kullanımı için videoyu izleyiniz.

Etkili olduğunu belirlediğiniz bir pekiştireci bir öğretim oturumunda tekrar tekrar kullanmanız çocuğunuzda bıkkınlık ya da doygunluk yaratabilir. Bunun yerine öğretim oturumunda kullanmak üzere birden fazla etkili pekiştireç belirleyerek kullanacağınız pekiştireçleri farklılaştırmaya çalışınız. Örneğin, kraker ile kahvaltı gevreğini dönüşümlü olarak kullanabilirsiniz. Alternatif olarak, bir kabın içine birkaç farklı pekiştireç koyup, çocuğunuza istediği herhangi bir pekiştireci seçmesi için fırsat verebilirsiniz. Farklı pekiştireçlerin değiştirilerek kullanılmasını içeren videoyu izleyiniz.

Buraya kadar sözü edilen ve aynı zamanda Modül 7’de ayrıntılı olarak açıklanan pekiştirmeye dair önemli noktalar aşağıda maddeler halinde özetlenmektedir:

Kalıcılık ve Genellemenin Sağlanması

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar genellikle öğrendiklerini korumada; farklı ortamlara, kişilereya da materyallere genellemede güçlükleri olan çocuklardır. Bu nedenle işlevsel becerilerin öğretimine yer vererek, çocuk davranışta başarı ölçütünü karşıladıktan sonra kalıcı değişiklik meydana gelinceye değin öğretime devam ederek, öğretim sırasında mümkün olduğunca doğal pekiştireçler kullanarak, ipuçlarını ve pekiştireçleri zamanında silikleştirerek çocukların edindikleri becerileri koruması için önlemler alabilirsiniz. Çocuk belli bir beceride yeterince ustalaştıkça öğretimin farklı kişiler tarafından sunulması, öğretimde farklı araçların kullanılması, öğretimin farklı bir ortamda yürütülmesi gibi uyarlamalarla, edinilen becerinin genellenmesini sağlamayı hedefleyebilirsiniz. Genelleme ile ilgili detaylı bilgi ve örnek videoyu izlemek için Modül 5’i tekrar incelemenizi öneririz. Her bir beceri alanında yapılabilecek genelleme çalışmalarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler, izleyen modüllerde yer almaktadır.