BÖLÜM 2: DAVRANIŞLARI YÖNETMEK

MODÜL 8
PROBLEM DAVRANIŞLARLA BAŞA ÇIKMAK

Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar ve Problem Davranışlar

Modül Kazanımları

Anne-babalar ve eğitimciler çocuklarının çeşitli davranışlarını yönetmekte zorluk yaşayabilmektedir. Bu durum otizm spektrum bozukluğu olan aileler için de geçelidir. Otizm spektrum bozukluğuna sahip olan çocukların bu tür davranışlar sergileme eğilimleri çeşitli özellikleri (özellikle tanılama ölçütlerinde belirtilen sosyal etkileşim ve iletişim yetersizlikleri ve sınırlı ve takıntılı ilgiler ve tekrarlayıcı davranışlar) nedeniyle akranlarından biraz daha fazla olabilmektedir. Dolayısıyla, otizmli çocukların sergilediği problem davranışlar anne-babalar, diğer aile üyeleri ve eğitimcilerde yoğun strese yol açmaktadır. Problem davranışlara bakış açısında bir değişim söz konusudur; günümüzde problem davranışlara müdahale etmeden önce bu davranışları tetikleyen durumların neler olduğunu belirlemek önemli bir yer tutmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların genel olarak sıralanan problem davranışları sergiledikleri araştırmacılar tarafından gözlenmektedir:

  • İstekleri reddetme ya da görmezden gelme (örn., bir etkinlik için hazır olması talep edildiğinde hazırlanmaması, etkinliği yerine getirmemesi)
  • Sosyal olarak uygun olmayan davranışlar sergileme (örn., başkalarına karşı uygun olmayan dokunma, küfür etme gibi sözel saldırganlıklar)
  • Kendisine ya da başkalarına karşı saldırgan davranışlar sergileme (örn., kafasını duvara vurma, kafasına vurma, ısırma)
  • Kendini uyarıcı davranışlar sergileme (örn., sallanma)

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların yukarıda sıralanan problem davranışları genel olarak aşağıda yer verilen nedenlerle sergiledikleri görülmektedir:

  • İletişim becerilerindeki yetersizlikler (örn., çevresindekilerin sözel ya da sözel olmayan yollarla ne söylediğini anlayamama),
  • Sosyal etkileşim becerilerindeki yetersizlikler,
  • Sosyal ipuçlarını anlama ve tepki sunmadaki sınırlılıklar,
  • Yüksek kaygı düzeyine sahip olmak.

İletişim ve sosyal etkileşim becerilerindeki yetersizlikler bazı çocukların kafasını yere / duvara vurma, kendini çimdikleme ya da ısırma gibi zarar veren davranışlar sergilemelerine yol açtığı, bu davranışların ise iletişim kurmak, engellenmeye tepki vermek gibi nedenlerle ortaya çıktığı açıklanmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde gözlenen motor bazı davranışlar ise genel olarak şunlardır:

  • Sıra dışı ve yinelenen beden (örn., kollarını çırpma, zıplama, sallanma, ellerini / kollarını sallama, kendi etrafında dönme) ve el hareketleri (örn., ellerini gözlerinin önünde sallama, parmaklarını şıkırdatma)
  • Öfke nöbetleri (örn., vurma, tekmeleme, çığlık atma, ağlama) olarak gruplanabilir. 

Ancak bu genel durumların dışında aşağıda sıralanan ve neredeyse otizm spektrum bozukluğuna özgü olan daha özel bazı durumlar da otizmli çocukların problem davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir.

Çocuğun rutini ve ritüellerindeki değişiklikler: Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar günlük yaşamlarındaki rutinlerine çok sıkı bağlılık gösterirler ve olası bir rutin değişikliği ya da rutinin ihmal edilmesi çocuğun problem davranış sergilemesine yol açabilmektedir. Örneğin, her sabah okula gitmeden önce televizyonda çizgi film izleyen çocuğun o gün çizgi film izlemeden çıkmak zorunda bırakılması çocuğun problem davranış sergilemesine yol açabilir. Rutindeki değişiklik gibi çocuğun ritüelleşmiş bazı kuralları ya da davranış biçimleri de olabilmektedir. Bunlardaki beklenmedik bir değişiklik de benzer şekilde çocuğun problem davranış sergilemesine yol açabilir. Örneğin, bir kumaş mendili yatağının baş ucundaki dolabın sağ alt çekmesinin en gerisine yerleştirip her gece uyumak için yatağa girmeden önce mendili yerinden çıkarıp okşayan bir çocuğun herhangi bir nedenle (örn., mendili yerinde bulamaması, eve yatılı misafir geldiği için odasının misafire verildiği için odasına girememesi) bir gece bunu gerçekleştirememesi problem davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir.

Geçişler: Çocuğun bir etkinlikten diğerine geçiş zamanının geldiğini anlayamıyor olması zorlayıcı olabilmekte ve problem davranışların gelişmesine yol açabilmektedir. Geçişlerde problem davranışların ortaya çıkmasını önleyebilmek üzere içinde bulunduğu etkinliğin kendisi için pekiştirici olması ve bundan vazgeçmemek istememesi geçişler sırasında problem davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir. Örneğin, oyun zamanında bahçede keyifle oynayan bir çocuğun masa başında çalışmaya yönlendirilmesi sırasında çocuk bağırma, tepinme, ağlama ve daha başka problem davranışlar sergileyebilir.

Duyusal olarak aşırı yüklenme: Çocuğun çevresindeki gürültü, ışık, koku, giysileri gibi uyaranlara fazlaca maruz kalması problem davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir. Örneğin, hafta sonu alışverişine ailesiyle giden bir çocuğun büyük alış veriş merkezlerinde gürültü, kalabalık ve aşırı ışığa maruz kalması problem davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir. Çocuğun yaşadığı bu durum bir bilgisayarda aynı anda çok sayıda işlem yapılırken bilgisayarın donmasına benzetilmektedir. Ancak, çoğu durumda bu uyaranların çokluğunun ya da şiddetinin problem davranışa yol açtığı gerçeği üzerinde odaklanmayıp problem davranışın nedenleri farklı kaynaklarda aranmaktadır.

Duyusal duyarlılıklar: Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların bazı materyallere dokunmamayı ya da bazılarına ise fazlaca dokunmayı tercih ettikleri gözlenmektedir. Çocuğun dokunmayı tercih ettiği nesnelere erişiminin engellenmesi ya  da hoşlanmadığı halde bu materyallere dokunmaya maruz bırakılmaları problem davranışlar sergilemesine yol açabilmektedir.

Yorgunluk ve uyku problemleri: Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların duyusal olarak aşırı yüklenmesi, gün içinde aşırı yorulması ve pek çok otizmli çocukta görülen uyku problemleri (örn., yeterince uyuyamama, nitelikli uyku uyuyamama) çocuğun problem davranış sergilemesine zemin hazırlayabilmektedir.

Konforlu olmama hali: Modül 1’de açıklandığı gibi otizmli çocukların bazı materyallere dokunsal teması onları olumsuz uyarabilmektedir. Bu konforlu olmama hali ise çocuğun problem davranışlar sergilemelerine yol açabilmektedir. Örneğin, çocuğun giysilerinin dokusu (pekçok otizmli çocuk yeni giysiler giymeyi tercih etmezler) rahatsız edici olabilmekte ve bu giysileri giymesi konusunda ısrarcı olunduğunda problem davranışlar sergileyebilmektedir. Bu açıdan sorun yaşayan bazı ailelere çocuklarına ikinci el giysiler alarak giydirmeleri bir öneri olarak sunulabilmektedir.

Otizme eşlik eden diğer durumlar: Çocuğun bazı sağlık sorunlarının olması (örn., baş ağrısı, mide ağrısı) ya da otizme eşlik eden bazı sağlık sorunlarının olması (örn., dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluk, epilepsi) çocuğun problem davranışlar sergilemesine yol alabilmektedir.

Problem davranışlar öğrenilmiş davranışlar ise, çocukta problem davranışları öğrenmeye yol açan koşullar sonlandırılmalıdır (örn., bir çocuğun problem davranışı sergilediğinde arkadaşları tarafından pekiştirildiği anlaşılmış ise akran pekiştirmesinin sonlandırılması planlanmalıdır). Yukarıda yer verilen açıklamalarda olduğu gibi çevresel koşullardan kaynaklanan problem davranışlar söz konusuysa anne-baba ve eğitimcilerin öncelikle bu koşullarda değişiklik ve düzenlemeler yapması önerilmektedir. Sonuç olarak, problem davranışlara müdahale edebilmek için sıralanan iki seçenek söz konusudur.

  • Problem davranışın gerçekleşmesini tetikleyen durumları değiştirmek (bu durumları elimine etmek ya da kontrol etmek)
  • Problem davranışın gerçekleştiğinde çocuğun pekiştirilmesine bağlı olarak problem davranışın sürdürülmesine ya da ileride tekrarlanmasına zemin hazırlayan durumlara ortadan kaldırmak (çocuğun uygun olmayan davranışlarına sunulan pekiştireçleri ortadan kaldırmak)

Tüm bu açıklamalar bizlere problem davranışlara iki şekilde müdahale edebileceğimizi; diğer bir deyişle, problem davranışlara müdahalede iki yaklaşımın söz konusu olduğunu göstermektedir. Bunlar problem davranışın gerçekleşmesini tetikleyen davranış öncesi durumlara müdahale etmek ve problem davranışın artmasına ve tekrarlanmasına yol açan davranış sonrası süreçlere müdahale etmektir. Birinci yaklaşımda önleyicilik söz konusuyken ikinci yaklaşımda problem davranışlar ortaya çıktıktan sonra müdahalede bulunulması söz konusudur.

Otizm spektrum bozukluğu tanısı almış çocuk ve gençlerde, genellikle davranışsal müdahale yöntemlerinin kullanıldığı problem davranışlar, engelleyici davranışlar  olarak kabul edilir. Çünkü bu davranışlar hem anne-baba ya da öğretmenin öğretme çabalarını hem de genel olarak çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca bu davranışlar, bazı çocukların öğretim sürecine katılımını, var olan becerilerini kullanmasını engelleyerek, yinelenen davranışlar sergilemesinin nedeni de olabilir. Örneğin çocuk sınıfta her gün ısrarla aynı yerde oturuyorsa, akranlarının orada oturması onu mutsuz etmesine, ağlaması ve bağırmasına ya da akranlarına vurmak, ısırmak gibi saldırgan davranışlar sergilemesine neden olabilir.

Diğer taraftan birçok otizm spektrum bozukluğu olan çocuk, uzmanlar tarafından uygulanan yöntemlerin kullanılmasını gerektirecek davranış sergilemez. Ancak otizm söz konusu olduğu zaman, problem davranışların artma riskini göz önüne alarak önleyici yöntemler kullanmak, olası problem davranışları önlemek çok önemlidir. Bu nedenle, anne-babalar tipik gelişen çocukların problem davranışlarını önlemek için kullanılan yöntemlerin otizmli çocuklar için kullanılabileceğini bilmelidirler. Bunun yanı sıra, çocuk için en uygun ortamı (problem davranışları önleyecek bir çevre) düzenleme ve bazı uyumsal becerileri çocuklarına öğretme üzerine yoğunlaşmaları gerekmektedir. Eğer problem davranışlar hafif dereceli ise büyük olasılıkla en iyi yöntem, bu davranışları görmezden gelmek ve aynı zamanda çocuğun sergilediği uygun davranışları pekiştirmektir. Eğer problem davranışlar çok ağır derecede ise anne-babanın uzmanlardan yardım alması gerekecektir.

Modül 7’de, Modül 9’da ve Modül 19’da yer verilen çocuk yetiştirme ve yeni davranışlar kazandırma, öğretimi planlama ve akran etkileşimini destekleme konuları incelemenizi öneririz.