BÖLÜM 2 - DAVRANIŞLARI YÖNETMEK

MODÜL 6
DAVRANIŞLARI ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

Verilerin Kullanılması

Modül Kazanımları

Toplanan verilerle grafik çizmek ve grafiği okumak son derece önemlidir. Grafik çizerken bazen veri toplama formu üzerinde topladığınız veriler aynen (sayı ya da süre olarak) kullanılır bazen de verilerde yüzde ya da oran hesaplaması yapılır. Kullandığınız form üzerinde grafik oluşturma olanağı yok ise toplanan verilerle ayrıca grafik çizmek gerekir. Bu amaçla davranışın yüzdesi, oranı ya da ortalama davranış süresi gibi hesaplamalar yapılır. Grafiği oluşturmadan önce toplanan verilerde bir dönüştürme yapılıp yapılmayacağına karar vermeniz gerekir.

Davranışın tekrarlanma sıklığı, sayısı ya da süresini doğrudan vermek yanlış değerlendirmeye neden olabilmektedir. Bu nedenle yüzde hesaplaması diğer bir deyişle elde ettiğiniz toplam sayıyı yüzdeye dönüştürme işlemini yapmakta yarar vardır. Böylece topladığınız verileri daha kolay ve doğru yorumlayabilirsiniz.

Örneğin, aşağıda yer alan kutuyu inceleyelim. Ayşe başlama düzeyi evresinde birinci gün sunulan yönergelerden 10 tanesine, ikinci gün 15 tanesine ve üçüncü gün 20 tanesine uygun tepki vermiş olsun. Bu durumda Ayşe’nin giderek daha fazla uyum gösterdiği sonucunu çıkarabiliriz. Ancak Ayşe’ye ilk gün toplam 40, ikinci gün 60 ve üçüncü gün ise 80 fırsat sunulduğunu düşündüğümüzde yorumumuzun farklılaşacağını hemen fark etmiş olmalısınız. Üç günlük veriler yüzdeye dönüştürüldüğünde Ayşe’nin yönergeleri takip etme davranışında herhangi bir değişiklik olmadığı üç oturumda da %25’lik düzeyde uyum gösterdiği (%75 düzeyinde yönergeleri takip etmediği) görülebilir. Aşağıda yer alan tabloda verilerin yüzdeye nasıl dönüştürüldüğü açıklanmıştır.

Toplanan üç günlük veriler Ayşe’nin yönergeleri takip etme davranış düzeyinde bir değişiklik olmadığını göstermektedir. Oysa, biz Ayşe’ye toplam kaç yönerge verildiğine dikkat etmeden karar verseydik davranışında “artış” olduğuna karar verebilirdik ki bu açıkça gördüğünüz gibi doğru bir karar olmazdı! Neyse ki toplanan verilerin raporlaştırılmasıyla ilgili geliştirilmiş olan bazı kurallar var. Bu kurallar aşağıda yer alan tabloda özetlenmiştir. İzleyen paragraflarda bu kuralları örneklerle açıklamaya çalışalım.

Kontrollü Olay Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı: Kontrollü olay kaydı tekniğinde çocuğa sunulan tepkide bulunma fırsat sayısı eşit ise bu durumda gözlem sırasında toplanmış olan tepki sayısına ilişkin herhangi bir dönüştürme işlemi yapılmasına gerek yoktur. Ham puan dediğimiz bu puanların grafiğe işlenerek yorumlanması mümkündür. İstenirse yüzdelik olarak da hesaplanabilir; ancak gerekli değildir.

Örneğin Ege ile motor taklit becerileri çalışırken her bir oturumda 20 kez yönerge sunularak Ege’nin bu yönergelere uygun tepkide bulunup bulunmadığına ilişkin veri toplanırsa, toplanan bu verilerde herhangi bir dönüştürme yapmadan Ege’nin sergilemiş olduğu motor taklit tepki sayısı doğru davranış sayısı olarak grafiğe işlenir. Hemen fark edebileceğiniz gibi bu grafikte yer alabilecek en büyük değer 20’dir. Çünkü en fazla 20 kez motor taklit için yönerge sunulması planlanmıştır.

Kontrollü olay kaydında çocuğa sunulan fırsat sayısı (uyaran sayısı) sabit ise veri toplama formu üzerinde grafik de çizilebilir. Sıralanan uyaranlardan uygun biçimde tepkide bulunduğu davranışlar daire içine alınır. Bir gözlem oturumunda kaç davranış daire içine alındıysa o sayı aynı oturum içinde kare içine alınır. Gözlem oturumları düzenlendikçe kare içine alınan sayılar birleştirilerek çocuğun performansı grafiğe işlenmiş olur.

  • Veri toplama formu üzerinde grafikleştirilen verileri dikkatlice incelersek çocuğa her bir gözlem oturumunda toplam 7 fırsat sunulduğu (yönerge sunulduğu) görülmektedir.
  • Çocuğun birinci gün, yalnızca 3. ve 5. yönergeye doğru tepki verdiği, ikinci gün 1., 4., ve 7. yönergelere doğru tepki verdiği, üçüncü gün, 1., 3., 4., ve 6. yönergelere doğru tepki verdiği ve son oturumda ise 1., 2., 4., 6., ve 7. yönergelere doğru tepki verildiği görülmektedir.
  • Birinci gün iki doğru tepkide bulunduğu için 2 sayısı, ikinci gün üç doğru tepkide bulunduğu için 3 sayısı, üçüncü gün 4 doğru tepkide bulunduğu için 4 sayısı ve dördüncü gün 5 doğru tepkide bulunduğu için 5 sayısı kare içine alınarak her bir gözlem oturumunda kare içine alınan sayılar birleştirilerek form üzerinde çocuğun performansı grafikleştirilmiştir.
  • Yukarıda yer alan örnekte çocuğun başlangıçta 7 fırsatın 2’sine doğru tepkide bulunduğu görülürken ilerleyen oturumlarda 7 fırsatın 5’ine doğru tepkide bulunduğu görülmektedir.

Kontrollü olay kaydı tekniği kullanırken gözlem oturumlarında çocuğa tepkide bulunması için sunulan fırsat sayıları birbirlerine eşit olmadığında her bir gözlem oturumunda toplanan veriler tepki yüzdesine dönüştürülmelidir. Bu durumu yukarıda verilen örneği kullanarak açıklayacak olursak, motor taklit becerilerine ilişkin Ege’den 5 gözlem oturumu boyunca veri toplandığını varsayalım. Ege’ye gözlem oturumları boyunca sırasıyla 20, 20, 18, 8 ve 20 fırsat sunulmuş olsun ve Ege’nin de bu fırsatlara 5, 6, 4, 4 ve 16 doğru tepkide bulunduğunu varsayalım. Bu durumda yine yalnızca ham verilere bakarak bir değerlendirme yapmak, diğer bir deyişle Ege’nin her bir oturumdaki performansını diğer oturumlarla karşılaştırmak mümkün değildir. Dolayısıyla, Ege’nin 5 günlük performansına ilişkin bir sonuç çıkarmak mümkün değildir. Bu nedenle, veriler aşağıda yer verilen formül kullanılarak tepki yüzdesine dönüştürülmelidir.

Doğru Tepki Yüzdesi = Doğru Tepki Sayısı/Toplam Tepki Fırsatı Sayısı X 100

Formüle göre elde edilen verilerin doğru tepki yüzdeleri:

Bu verilerde yüzde hesaplaması yapmadan verileri yorumladığımızda doğru bir değerlendirme yapmak mümkün değilken yüzde hesaplamasından sonra ilk üç oturum çocuğun tepkisinin %22-%30 arasında olduğunu ve 4. ve 5. oturumda ise çocuğun davranışlarında önemli bir ilerleme olduğunu açıkça görebilmekteyiz.

Serbest Olay Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı: Her bir gözlem oturumunda gözlem süreleri birbirine eşitse, örneğin 30 dakika, bu durumda davranış sayısı doğrudan grafiğe işlenir. Ham puan olarak adlandırdığımız bu puanlar için herhangi bir dönüştürme işlemi yapılmasına gerek yoktur.

Örneğin, Ahmet’in iletişim kurmak için girişimde bulunma davranışı her 30 dakikalık gözlem sürelerinde gözlenip kaydediliyorsa Ahmet’in bu sürelerde sergilediği davranış sayısının doğrudan grafiğe işlenmesi uygundur. Gözlem süreleri birbirlerine eşit olduğu için Ahmet’in her bir oturumdaki performansı birbirleriyle karşılaştırılabilir. Örneğin 30 dakikalık gözlem süresinde davranış beş oturum boyunca 15, 10, 9, 7 ve 3 kez gerçekleştiyse herhangi bir dönüştürme işlemi yapmadan davranışın giderek daha az sergilendiğini söyleyebiliriz. Gözlem süreleri eşit olduğunda serbest olay kaydı tekniği kullanılarak elde edilen veriler yukarıda önerildiği gibi bir işlem yapılmaksızın doğrudan grafiğe işlenmelidir. 

Serbest olay kaydında gözlem süreleri birbirlerine eşit değil ise oran hesaplaması yapılmalıdır. Niçin oran hesaplaması yapılması gerektiğini örnek üzerinde açıklayalım. Ahmet’in iletişim kurmak için girişimde bulunma davranışını 5 gün boyunca gözlediğimizi varsayalım. Elde edilen veriler ise, beş gün boyunca, 3, 10, 12, 8 ve 3 olsun. Öncelikle bu verileri inceleyerek bir yargıya varmak mümkün değildir. Çünkü, veriler değişkenlik göstermekte verilerde bir kararlılık sergilenmemektedir (bir oturumda 3 kez sergilenmişken bir oturumda 12 kez sergilenmiş). İkinci olarak da şu bilgi sizlere sunulmuş olsun. Ahmet, 1. oturum 30 dakika, 2. oturum 15 dakika, 3. oturum 6 dakika, 4. oturum 8 dakika ve 5. oturum 30 dakika gözlenmiş olsun. Gördüğünüz gibi iş daha da karmaşıklaştı! Bazı oturumlarda daha kısa bazı oturumlarda daha uzun süre gözlem yapılmış. Dolayısıyla, şimdi bir sonuç söyleyebilmek çok daha zor, hatta olanaksız! İşte bu gibi durumlar, yani gözlem sürelerinin farklılaştığı durumlar söz konusu olduğunda serbest olay kaydı tekniğiyle toplanan ham veriler orana dönüştürülerek kullanılmalıdır. Oran hesaplaması için kullanılan formül aşağıda yer almaktadır.

Tepki Oranı = Davranış Sayısı/Gözlem Süresi

Formüle göre elde edilen verilerin oranları:

Bu veriler oran hesaplaması yapılmadan önce yorumlandığında davranışın birinci ve beşinci gözlem oturumunda çok az tekrarlandığı, diğer oturumlarda ise davranışta ani bir artış olduğu düşünülebilir. Ancak, gözlem süreleri farklılaştığı için oran hesaplaması (dakika başına düşen davranış sayısının) yapıldığında veriler doğru olarak yorumlanabilir. Oran hesaplamasından sonra ise bu örnekte yer verilen verilerle davranışın arttığı ya da azaldığına ilişkin bir yargıya varabilmek mümkün değildir. Ancak, veriler değişkendir kararını verebiliriz.

Süre Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı: Süre kaydı kullanılarak toplanan veriler ise, iki şekilde grafikte kullanılabilir. Birinci kullanımda, doğrudan çocuğun sergilediği davranış süreleri grafiğe işaretlenir. İkinci kullanımda ise, gözlem süresi boyunca gerçekleşen davranış süreleri yüzdeye dönüştürülerek grafikte işaretlenir. Yüzde hesaplaması gözlem süreleri eşit olmadığında gerçekleştirilir.

Örneğin, masa başı etkinliği sırasında çocuğun etkinlikle ilgili olma süresinin kaydının tutulduğunu varsayalım. Toplam etkinlik için ayrılan sürede çocuğun etkinlikle ilgili olduğu sürenin yüzdesi hesaplanır. Yüzde hesaplaması yapılacağı zaman aşağıdaki formül kullanılır. Süreler dakika ya da saniye olarak işlenebilir.

Sergilenen Davranış Yüzdesi = Gözlenen Davranış Süresi/Toplam Gözlem Süresi X 100

Süre kaydı tutulan davranış günde birkaç kez sergileniyorsa ortalama süre hesaplaması yapılır. Örneğin uygun sürede yemek yeme davranışı için kayıt tutulurken davranış günde en az üç kez gerçekleşen bir davranış olduğu için gün içinde ortalama yemek yeme süresi hesaplanır. Ortalama süre hesaplaması için aşağıdaki formül kullanılır.

Ortalama süre = Tüm oturumlar boyunca gözlenen davranış süresi (saniye olarak verilmelidir)/Gözlem oturumu sayısı/60

Bekleme Süresi Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı: Bekleme süresi kaydı gözlem yapılan ve kaydedilen davranışlarda ise, ortalama bekleme süresi hesaplanarak veriler grafiğe işaretlenir. 

Ortalama süre = Tüm oturumlar boyunca gözlenen davranış süresi (saniye olarak verilmelidir)/Gözlem oturumu sayısı/60

 Beceri Analizi Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı: Beceri analizi kayıt tekniğiyle elde edilen veriler grafiğe doğru tamamlanan basamak sayısı ya da bu sayının yüzdeye dönüştürülmesiyle işlenir. Öğretimi hedeflenen davranışın basamak sayısı fazla ise yüzde hesaplaması daha uygundur. Yüzde hesaplaması her bir oturum için ayrı ayrı yapılarak grafiğe işlenir. Yüzde hesaplaması için aşağıda yer alan formül kullanılır.

Doğru Tepki Yüzdesi = Doğru Sergilenen Basamak Sayısı/Toplam Basamak Sayısı X 100

On basamaktan oluşan el yıkama davranışında çocuğunuzun beş gün boyunca doğru sergilediği basamak sayısı sırasıyla 3, 5, 6, 8 ve 10 olsun.

Formüle göre elde edilen verilerin yüzdeleri:

Yüzde hesaplaması yapılarak elde edilen bu veriler grafiğe işlenerek çocuğun performansı değerlendirilir. Bu veriler bize el yıkama davranışının öğrenildiğini diğer bir deyişle ölçüte ulaşıldığını göstermektedir.

Ayrık Deneme Kaydı Tekniğiyle Elde Edilen Verilerin Kullanımı: Ayrık deneme kaydı tekniğiyle elde edilen veriler grafiğe doğru tamamlanan basamak sayısı ya da bu sayının yüzdeye dönüştürülmesiyle işlenir. Ayrık deneme oturumlarında sunulan deneme sayısı aynı ise bu durumda davranış sayısı doğrudan grafiğe işlenir. Örneğin, çocuğa her oturumda 30 deneme sunuluyorsa çocuğun bu 30 denemeden oluşan oturumlarda verdiği doğru tepkiler grafiğe sayı olarak işlenip oturumlar birbirleriyle karşılaştırılarak çocuğun performansı hakkında karar verilebilir. 

Her bir oturumunda farklı sayıda deneme sunuluyorsa bu durumda veriler yüzdeye dönüştürülmelidir. Bu durumu bir örnekle açıklayacak olursak Ahmet’in 5 oturum boyunca 15, 10, 10, 30, 20 doğru tepkide bulunduğunu varsayalım. Veriler bu haliyle bize Ahmet’in performansında önce bir azalma ardından bir artma olduğunu göstermektedir. Ancak, her bir oturumda sunulan deneme sayılarını dikkate aldığımızda kararımızın değişeceğini hemen görebilirsiniz. Şöyle ki, birinci oturum 45 deneme, ikinci oturum 20 deneme üçüncü oturum 15 deneme, dördüncü oturum 40 ve beşinci oturum da 20 deneme sunulduğunu görerek doğru davranış yüzdesi hesapladığımızda kararımız değişecektir. Yüzde hesaplaması yapmak için aşağıda yer alan formül kullanılır.

Doğru Tepki Yüzdesi = Doğru Sergilenen Basamak Sayısı/Toplam Basamak Sayısı X 100

Formüle göre elde edilen verilerin yüzdeleri:

Yüzde hesaplamasından sonra beş oturum boyunca doğru davranış yüzdelerinin %33, %50, % 67, % 75 ve %100 düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir. Bu verileri inceleyerek verebileceğimiz karar doğru davranışlarda bir artış olduğu ve son oturumda öğrenmenin gerçekleştiği yönünde olacaktır.