BÖLÜM 2 - DAVRANIŞLARI YÖNETMEK

MODÜL 5
ÖĞRETİM ORTAMI OLUŞTURMA

Duyusal Gereksinimlerin Belirlenmesi

Modül Kazanımları

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklardaki bazı nörolojik farklılıklar çocukların duyusal uyaranları alma, bütünleştirme ve tepki vermelerini güçleştirebilmekte; uyaranlara duyarlılık (aşırı duyarlı ya da duyarsız olmak) çocuğun öğretim sürecini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Çevrelerindeki ses, ışık, koku, nesnelerin dokusu gibi uyaranların çocukların davranışlarını farklı şekillerde etkilediği bilinmektedir. Örneğin çevresindeki uyaranlara tepki olarak yüksek sesler çıkaran bir çocuk, bir taraftan telefon zili ve benzeri ani seslere aşırı tepki verebilir ve ortamdaki tüm seslerden etkilenebilir, diğer taraftan, ortam tamamen sessiz olmadan okuyamayabilir. Aynı şekilde sürekli yüksek sesler çıkaran ya da sürekli konuşan çocuk çok yüksek seslere hiç tepki vermeyebilir, sesin kaynağını anlayamayabilir. Renk, şekil, ışık ve diğerlerinin hareketleri gibi görsel uyaranlar ise çocuğun masanın altı gibi az ışıklı ortamlarda bulunmak istemesine, resimlere, şekillere ya da kitaplara odaklanamamasına yol açabilir. Bazı kokulara ve tatlara duyarlı olmak ise çocuğun hep aynı yiyecekleri yemek istemesine, bazı yiyecek kokularının olduğu ortamlardan kaçmasına neden olduğu görülebilir. Bazı çocuklar tüm yiyeceklerin tadının aynı olduğunu söylerler ya da çevrelerini her şeyi koklayarak keşfederler.

Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların duyusal uyaranlara karşı duyarlı oldukları ve zaman zaman istenmeyen tepkiler verdikleri bilinmediği zaman çocuğun uygun olmayan davranış sergilediği bu davranışın öğrenilmiş bir davranış olduğu düşünülebilir. Bazen bu düşünceden hareketle davranış yönetimi açısından uygulamalar sunulmaya başlanmakta ve bu uygulamalar doğru olarak uygulansa bile başarı elde edilemeyebilmektedir. Çünkü, sorunun kaynağı farklı! Dolayısıyla, öncelikle böyle bir durum söz konusu ise çevrede çocukta aşırı yüklenmeye yol açan ses ya da sesler, ışık, koku gibi bazı çevresel durumların söz konusu olup olmadığı değerlendirmeli ve gerektiğinde bu açıdan düzenlemeler yapılmalıdır. Bu konuda daha ayrıntılı açıklamalar için Modül 8’i ziyaret etmenizi öneririz. Aynı zamanda aşağıda sıralanan noktalara da dikkat edilmelidir:

Uyaranlara aşırı duyarlı ya da duyarsız olma sadece otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara özgü bir özellik olarak görülmese de, bu özellik otizmli bazı çocuklarda yaşamın ilk yıllarından itibaren gözlenebilir. Bazı çocukların uyaranlara toleransı çok düşüktür ve farklı uyaranlara çok şiddetli tepki verir ve direnç gösterir, bazıları ise çevrelerindeki pek çok uyaran karşı tepkisiz görünebilirler. Bu nedenle çocukların öğrenme süreçlerini kolaylaştırmak ve materyallere odaklanmalarını sağlayarak performanslarını artırmak için öğrenme ortamında çocuğun duyarlı olduğu uyaranlara ilişkin çeşitli düzenlemeler yapmak gerekebilir. Uyaranlara aşırı tepki veren çocuklar için yapılacak düzenlemelerden bazılarına maddeler halinde yer verilmiştir.

  • Ortamdaki süs eşyası, çok renkli nesneler gibi uyaranların sayısını azaltmak
  • Işığın rahatsız etmesini önlemek için şapka giymesini planlamak
  • Sesten rahatsız olmasını önlemek için öncelikle mümkün olan durumda sesi önlemek değil ise kulak tıkacı takmasına izin vermek
  • Belli ritmi olan sakin müzik çalmak
  • Çocuğun tercih ettiği tatları farklı yiyeceklerden almasını sağlamak
  • Aniden sarılmak yada çocuğu sıkıca tutmak gibi davranışlardan kaçınmak
  • Giysilerdeki marka etiketlerini kesmek
  • Mutfak yerine yemek kokularının (ya da onu rahatsız eden kokuların) olmadığı bir odada yemek yemesine izin vermek
  • Kolonya, parfüm, oda kokusu kullanmamak

Uyaranlara aşırı tepki veren çocuklar olabildiği gibi, çok az tepki veren ya da hiç tepki vermeyen çocuklar da vardır. Dolayısıyla bu çocuklar için de yapılabilecek düzenlemeler söz konusudur. Bunlardan bazılarına maddeler halinde yer verilmiştir.

  • Ortamdaki ışık, renk ve şekiller gibi görsel uyaranları artırmak
  • Çocuğun bilgisayar oyunları oynamasını teşvik etmek
  • Kulaklıkla müzik dinlemesini teşvik etmek
  • Gürültülü etkinliklere / ortamlara katılmasını sağlamak
  • Çevresinde güçlü kokusu olan nesneler bulundurmak
  • Tadı keskin olan yiyecekler ve sert yiyecekler vermek
  • Pamuk, yün, tahta, plastik gibi farklı dokusu olan nesnelerin çocuğun çevresinde olmasını sağlamak
  • Oyun hamuru ve parmak boyası ile oynamasını sağlamak
  • Egzersiz yapmasını, trambolinde zıplamasını, salıncakta sallanmasını sağlamak

Yukarıda sıralanan düzenlemelerden hangisinin / hangilerinin sizin çocuğunuz için gerekli olduğunu belirlemek için onu iyi gözlemlemeniz gereklidir. Uyaranlara az tepki veren çocuklar için yukarıda sıralanan etkinliklerde aşırı ısrarcı olmamak, çocuğu gözleyerek planlamalar yapmak son derece önemlidir.

Diğer taraftan yapacağınız bu gözlemler çocuğun hangi uyaranlara direnç gösterdiği, hangilerine tepki verdiği ve hangi uyaranların tekrarlanan (sterotip) davranışları tetiklediğini ya da ortaya çıkardığını belirlemek, çocuğun işlevlerini ve performansını artırmak için iyi bir başlangıç noktası oluşturabilir. Bu düzenlemelerin hepsi doğrudan öğretim ortamının düzenlenmesi ile ilgili olmasa da çocuğun stresini, olumsuz tepkilerini ve direncini azaltarak öğretim sürecini kolaylaştırabilir.

Anne-baba ve eğitimcinin otizmli çocuklar için çok önemli olan ancak en az anlayabildiğimiz bu duyusal uyaranlara yönelik tedbirler alması, çocuğun işlevleri ve dikkati üzerinde olumlu yönde etkili olacaktır. Türkçeye çevrilmiş olan “Mavi Bir Günde Doğmuştu” kitabının yazarı Daniel Tammet, yaşamının ilk yıllarında hatırladığı uyaranlara karşı aşırı duyarlılığını ayrıntılı olarak açıklamaktadır. Benzer şekilde otizmli bir öğretim üyesi olan Temple Grandin de yazdığı “Resimlerle Düşünme” kitabının “Otizmde Duyusal Sorunlar” bölümünde otizmli bireylerin yaşadıkları duyusal sorunları örneklerle açıklamaktadır. Her iki kitabı da okumanızı öneririz.