BÖLÜM 1 - OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNU ANLAMAK

MODÜL 3
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Değerlendirme ve Düzeyleri

Modül Kazanımları

Bir çocukta otizm spektrum bozukluğu var ise bu durumun teşhis edilmesi çocuğa ve ailesine sunulacak hizmetlerin bir an önce ve en uygun şekilde başlatılabilmesi açısından son derede büyük önem taşır. Çocuğunuzda ya da öğrencinizde çeşitli nedenlerle otizm spektrum bozukluğu olduğuna ilişkin şüpheleriniz oluşmaya başlamışsa vakit kaybetmeden değerlendirme sürecinin başlatılması gereklidir. Bilindiği gibi, bir çocukta otizm spektrum bozukluğunun olduğu ne kadar erken belirlenebilirse çocuğa uygun program o kadar erken dönemde başlatılmış olur. Yine bilindiği gibi, programa ne kadar erken başlanırsa çocuğun gelişimine o kadar katkı sunulmuş olur.

Modül 1’de otizm spektrum bozukluğunun genetik temelleri olduğuna ilişkin bilgiler olduğundan söz edilmişti. Genetik temellerine ilişkin elde edilen bilgilere rağmen halen otizmi tanılamada kullanılabilen herhangi bir tıbbi test (örn., genetik test, kan testi) yoktur. Tanılama ağırlıklı olarak gözlem ve görüşmeye dayalı çeşitli ölçü araçları kullanılarak ve tanı koyacak uzman tarafından çocuk gözlemlenerek klinik değerlendirmelerle yapılmaktadır.

Değerlendirme çocukların gelişimi, alınması gereken önlemler sunulması gereken hizmetlere karar verebilmek için farklı kaynaklardan farklı değerlendirme yöntem ve araçları kullanılarak çocuk ve davranışları hakkında bilgi toplama ve bu bilginin yorumlanmasını içerir. 

Değerlendirme süreci çocuk olabildiğince farklı ortamlarda gözlenerek, çocuğun yakın çevresindeki olabildiğince fazla sayıda kişiden bilgi toplanarak gerçekleştirilmelidir. Değerlendirme sürecinde kullanılan araçlar çok sayıda çocuktan veri toplanarak ve aynı zamanda psikometrik özellikleri (örn., geçerlik, güvenirlik, ayırt edicilik, kullanışlılık) açısından belirli kurallara bağlı olarak analizler yürütülerek geliştirilir. Ancak, her testin psikometrik özellikleri de tüm açılardan güçlü olmayabilir.

Bazen de çocuğun davranış ve öğrenme özelliklerini doğal ortamlarda gözleyerek çocuk hakkında bilgi toplamaya yarayan gözleme dayalı testler de kullanılmaktadır. Bu modülde bu testlerin kısaca tanıtılması planlanmıştır.

Değerlendirme şemsiye bir kavram olup tanılama yapılacağı zaman farklı düzeylerde farklı biçimlerde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu düzeyleri sıralanan üç grupta toplamak mümkündür:

  • Tarama Yapmak: Otizm spektrum bozukluğu açısından risk grubunda olan çocukları belirlemek.
  • Tanılama yapmak: Risk grubunda yer alan çocuklar arasından otizm spektrum bozukluğu olanları tanılamak.
  • Programı değerlendirmek: Tanılanarak çeşitli müdahaleler sunulan çocuklarda programın etkilerini çocuktaki gelişmeleri dikkate alarak belirlemek.

Anne-babalar ya da eğitimciler olarak çocuğunuzun gelişimsel açıdan akranlarından farklı olduğunu fark etmeniz tanılama sürecinin ilk aşaması olarak ele alınabilir. Modül 1’de otizm spektrum bozukluğunun gelişim dönemlerindeki belirtilerine yer verilmişti. Çocuğunuzda bu belirtilerden bazılarını ya da tamamını görüyorsanız vakit kaybetmeden bir çocuk hekimine baş vurmanız yerinde olacaktır. Bu belirtilerden bazılarına anımsatıcı olabilmesi açısından aşağıda da yer verilmiştir. Çocuk;

  • Başkalarıyla göz teması kurmuyorsa, ya da çok kısıtlı göz teması kuruyorsa,
  • 6. ayda gülümsemiyorsa, anne ya da babasının yüz ifadelerine kısıtlı tepki veriyor, onlar güldüğünde yanıt olarak onlara gülmüyorsa,
  • 12. ayda babıldamıyorsa, bir şeyi işaret ederek göstermiyorsa, el sallama gibi hareketler yoksa,
  • 12. ayda ismi söylendiğinde bakmıyorsa veya tepki vermiyorsa,
  • 16. ayda tek sözcüklerle konuşmuyorsa,
  • 24. ayda iki sözcüklü cümleler kurmuyorsa,
  • Söyleneni işitmiyor gibi davranıyor, yanından uzaklaşınca fark etmiyor, yanından uzaklaşan kişiyi aramıyorsa,
  • İşaret ederek gösterilen bir nesneye/olaya ya da duruma bakmıyorsa,
  • Parmağıyla işaret ederek istediği şeyi göstermiyorsa,
  • Taklit etmiyorsa ya da çok sınırlı taklit becerisi var ise,
  • 18. ayda hayali oyun, mış-gibi oyun oynamakta zorluk çekiyorsa,
  • Oyuncaklarla amacına uygun oynamayı bilmiyorsa,
  • Akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa ve katılmıyorsa,
  • Konuşmada akranlarının gerisinde kalmışsa ya da garip biçimde konuşuyorsa,
  • Bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz ortamlarda söylüyorsa,
  • Sallanmak, çırpınmak gibi garip hareketleri varsa,
  • Hep kendi bildiğince davranıyorsa,
  • Bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi sıra dışı hareketler yapıyorsa,
  • Günlük yaşamındaki düzen ve rutin değişikliklerine aşırı tepki veriyorsa.
    Bu belirtilerden bazıları sizin çocuğunuz için söz konusu olsa bile olası bir otizm spektrum bozukluğu şüphesinden önce diğer olası seçenekleri de gözden geçirmek ve bazılarını eleyerek ilerlemek yerinde olacaktır. Bir diğer deyişle, öncelikle çocukta daha başka bir sorun olup olmadığından emin olunmalıdır. Örneğin, çocuğun işitmesiyle ilgili bir sorun varsa sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinde yetersizlikler görülebilir. Nörolojik bazı sorunlar varsa bu sorunlar davranış sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle otizm dışındaki diğer olası nedenleri ayıklayarak ilerlemek bu noktada önemlidir. Çocuğunuzda sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinde yetersizlikle birlikte davranışlarında (örn., ısrarcılık, sınırlı ilgiler, oyuncaklarıyla amacına uygun oynamama, tekrarlı vücut hareketleri) da sorunlar gözlüyorsanız bu durumda otizm spektrum bozukluğu şüphesi biraz daha artacaktır.

    Bazen de anne-baba ya da eğitimciler olarak sizler çocuktaki farklılıkları fark edemeyebilirsiniz; söz konusu farklılıklar rutin bebek/çocuk muayeneleri sırasında çocuk hekiminizin dikkatini çekebilir. Tabi her iki durumda otizm spektrum bozukluğunun varlığına ilişkin belirtilerin belirgin olarak çocukta görülmesiyle anlaşılabilir. Bu farklılıklar anlaşıldığı zaman çocuk için çok yönlü bir değerlendirme süreci başlatılmalıdır.

    Bu belirtiler bazen erken dönemde otizm spektrum bozukluğunun anlaşılabileceği kadar belirgin olmayabilir. Diğer bir deyişle çocuk otizm spektrum bozukluğundan hafif düzeyde etkilenmiş olabilir. Dolayısıyla, çocuğun çevresindeki yetişkinler yeterince dikkatli değilse çocuk bazen de okulçağı döneminde otizm spektrum bozukluğu tanısı alabilmektedir. Hatta günümüzde yetişkinlik döneminde otizm spektrum tanısı alan vakalar da vardır.