BÖLÜM 6 - TOPLUMSAL YAŞAMA KATILIMI SAĞLAMAK

MODÜL 21
KAYNAŞTIRMA

Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Yerleştirileceği Eğitim Ortamına Karar Vermede Dikkat Edilecek Noktalar

Modül Kazanımları

Yasalarımıza göre otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar gereksinimlerini en iyi karşılayan eğitim ortamlarına yerleştirilmeli, yerleştirme kararı alınırken hem bu çocukların kendileri için belirlenen amaçlara ulaşmaları hem de akranları ile birlikte olma fırsatlarına sahip olmaları göz önüne alınmalıdır. Çocuk için belirlenen öğretimsel amaçlar genel eğitim sınıfında karşılanabiliyorsa çocuğun tam zamanlı kaynaştırma uygulamalarından yararlanması, çocuğun öğretimsel amaçlara ulaşabilmesi için genel eğitim sınıfına ek olarak özel eğitim desteği alması gerekiyorsa yarı zamanlı kaynaştırma uygulamalarından yararlanması sağlanabilir. Ancak genel eğitim sınıflarında çocuğun öğretimsel gereksinimlerinin karşılanması hiçbir şekilde mümkün değilse bu durumda çocuğun özel eğitim kurumlarına yerleştirilmesi daha uygun olabilir.

Anne-babaların çoğu kaynaştırmayı çocukları için en uygun uygulama olarak görmekte, çocuklarının mutlaka genel eğitim sınıflarına devam etmelerini arzu etmektedirler. Ailelerin kaynaştırmayı daha uygun bir seçenek olarak değerlendirmesinde çocuklarının biraz destekle genel eğitim müfredatına uyum sağlayabileceğine ve akranları ile aynı ortamda daha iyi öğrenebileceğine dair inançları, akranlarıyla birlikte olmanın, çocuğun sosyal davranışları ve etkileşimi üzerinde olumlu etki yapacağına ilişkin algıları, özel eğitim kurumlarının materyal ve personel olarak yetersiz olduğuna dair düşünceleri yatmaktadır. Sahip oldukları bu bakış açısı ailelerin çocuklarını özel eğitim kurumlarına göndermek istememelerine, özellikleri ve performansları ne olursa olsun çocuklarının kaynaştırma ortamlarında eğitim alması gerektiğine yönelik ısrarcı olmalarına sebep olmaktadır.

Otizm spektrum bozukluğunun yoğunluğunu ifade eden önemli ölçüde destek ve çok önemli ölçüde destek gerektiren kategorisinde yer alan otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip olan bazı anne-babalar ise çocuklarının özelliklerini göz önüne alarak özel eğitim okullarını daha çok tercih etmektedirler. Bu anne-babalar normal gelişim gösteren akranların çocukları ile alay edebileceğini düşünerek onları korumak istemekte, kalabalık ve gürültülü ortamlarda çocuklarının rahat edemeyeceğini düşünmekte, çocuklarının gelişimini destekleyebilecek otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar konusunda uzmanlaşmış kurumları uygun kurumlar olarak kabul etmektedirler.Bu bakış açısına sahip anne-babalar özellikle uygulamalı davranış analizine dayalı tekniklerin uygulandığı, az sayıda çocuk olan küçük sınıfların bulunduğu ya da ağırlıklı olarak bireysel eğitimin yapıldığı kurumları çocukları için daha uygun görmektedirler.

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuğun yerleştirileceği eğitim ortamına sadece anne-babanın ya da sadece doktor, özel eğitim öğretmeni, psikolog gibi uzmanların karar vermesi yerine uzmanlarla anne-babanın birlikte karar vermesi gerekmektedir. Çocuk için hazırlanan BEP’te yer alan öğretimsel amaçlar, çocuğun gereksinimi olan diğer hizmetler ve genel eğitim sınıfında yapılması gereken uyarlama ve düzenlemeler göz önüne alınarak eğitim ortamına karar verilmesi en uygun yaklaşım olacaktır. Anne-baba ve öğretmenin karar vermeleri gereken en önemli konu, hangi eğitim ortamının çocuk için uygun olduğu değil, hangi eğitim ortamının çocuk için en az sınırlayıcı olduğudur. En az sınırlayıcı ortam, çocuğun performansının (öğrenmesinin) en üst düzeyde olacağı, eğitsel gereksinimlerinin en iyi şekilde karşılanacağı ve normal gelişim gösteren akranları ile en fazla birlikte olabileceği ortam olarak tanımlanabilir. Bu tanım temel alınarak çocuk için en az sınırlayıcı olan ortam seçilmeli, genel eğitim sınıflarının çocuğun eğitim gereksinimlerini karşılayıp karşılamayacağı konusunda görüş birliğine varılmalıdır.