BÖLÜM 1 - OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNU ANLAMAK

MODÜL 2
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNDA EĞİTİM TEDAVİ VE TERAPİ SEÇENEKLERİ

Bilimsel Dayanakları Oluşmamış Uygulamalar

Modül Kazanımları

Otizm spektrum bozukluğuna sahip ya da sahip olmayan çocuğu ve öğrencisi olan her anne-baba ve eğitimci çocuklarının en iyi şekilde yetişmelerini ve bağımsız bireyler olabilmelerini hedeflerler. Bu hedefleri karşılayabilmek için ise, anne-babalar ve eğitimciler olarak yetişkinler sürekli arayış içinde olurlar. Bu arayışlar arasında diğer anne-babalardan (öğretmen ise meslektaşlardan) görüş alma ya da onların deneyimlerine güvenme, yazılı ve görsel basında karşılaştıkları yayınlarda yer verilen uygulamalara başvurma, konunun uzmanlarına danışma ve çeşitli eğitim programlarına katılma seçenekleri sıralanabilir.

Konu otizm spektrum bozukluğu olan çocukların eğitim gereksinimlerinin karşılanması ve davranış kontrolünün sağlanması olduğunda otizm spektrum bozukluğu olan bir çocukta etkili olan bir uygulamanın bir başka otizm spektrum bozukluğu olan çocukta etkili olamayabileceği akılda tutulmalıdır. Diğer bir deyişle, belirli bazı özelliklerde olan otizm spektrum bozukluğu olan bir çocukta etkili olan bir uygulama farklı özelliklerdeki otizm spektrum bozukluğu olan bir çocukta etkili olmayabilir. Dolayısıyla, otizm spektrum bozukluğu olan çocukların eğitim ve davranış kontrolünde iyileşmeler sağlayabilmek için çok daha titiz ve planlı bir süreç takip edilmelidirDiğer taraftan bu anlamda çabaları olan anne-babalar ya da öğretmenler basit bir internet taraması yaptıklarında bile otizm spektrum bozukluğu olan bireyleri eğitim ve tedavilerinde olumlu etkiler yarattığı ileri sürülen çok sayıda uygulama ve/veya yöntem olduğu bilgisine ulaşabilirler. Hatta etkili olan bilimsel dayanaklı uygulamalardan daha çok etkisi olmayan ya da kuşkulu diyebileceğimiz bazen de istenmeyen yan etkileri olan uygulamaların tavsiye edildiğini, bu uygulamaların nasıl kullanılacağının aktarıldığı eğitim seçeneklerinin pazarlandığını görebilirler.

Bilimsel dayanaklı uygulamaların sonuçları aktarılırken çok dikkatli bir dil kullanılırken bu tür uygulamaların tanıtımında oldukça cesaretlendirici, uygulayarak mükemmel sonuçlara ulaşılabileceği ifade edilen açıklamalarla sıklıkla karşılaşılmaktadır

 

Bilimsel dayanaklı uygulamalar önerilirken hemen her zaman doğru kullanım, önerilen programdan uzaklaşmadan planlandığı biçimde uygulamanın sunulması ve hangi özellikte ve koşullar altında benzer sonuçlara ulaşılabileceği temkinli bir dille aktarılırken, bilimsel dayanakları henüz oluşmamış ya da olmadığı halihazırda bilinen uygulamaların ise hemen her koşul altında kullanılabileceği, çoğunlukla uzmanlık ve doğru kullanım gibi konular açısından öneriler/koşullar ileri sürülmediği görülmektedir.

Aileler ve öğretmenler herhangi bir programa başlamadan önce bu programın hedeflenen gelişmeleri sağlaması açısından gerçekten etkili olup olmadığını yanı sıra olası yan etkilerini dikkatle gözden geçirmeli ve gerektiğinde uzmanlara danışmalıdır. Çünkü bazı uygulamalar yalnızca etkili sonuçlar doğurmakta yetersiz olmakla kalmayıp aynı zamanda zararlı verici yan etkilere de sahip olabilmektedir. Bu uygulamaların bilimsel dayanaklarının olup olmadığı, bilimsel çalışma bulgularının halihazırda ne düzeyde olduğu, bu bilimsel çalışmaların alanda yayımlanan nitelikli dergilerde yayımlanıp yayımlanmadığı konularında bilgi almalıdır. Bilimsel çalışmaların yayımlandığı dergilerin niteliği bu noktada özellikle önem kazanmaktadır. Çünkü günümüz koşullarında özellikle internet ortamında dergiler yayımlamak, bu dergilerde etkili olmayan hatta istenmeyen yan etkileri olan uygulamalara yönelik çalışmalara yer vermek son derece olası bir durumdur.

Bir uygulamanın bilimsel dayanaklı bir uygulama olduğundan söz edebilmek için bu uygulamanın etkilerini araştıran birbirinden bağımsız olarak tasarlanmış, yürütülmüş ve yayımlanmış bilimsel araştırma süreçlerinin güçlü olduğu (örn., ölçme sistem, analiz yöntemleri, uygulama sürecinin açıkça yinelenebilir olarak yazılmış olması, güvenirlik analizlerinin yapılmış olması) çalışmaların bulunması gerekir.

Hemen bu noktada şu açıklamayı yapmaya da gerek var ki, henüz bilimsel dayanakları yeterince güçlü biçimde ortaya konmamış olan uygulamaların bilimsel dayanaklarının yeni araştırmalarda ortaya konulabilme olasılığı her zaman için vardır. Günün birinde şu an için dayanakların oluşmadığını ifade ettiğimiz uygulamaların bilimsel dayanaklarının oluştuğu görülebilir. Bu açıdan Amerikan Otizm Merkezi’nce yürütülen Ulusal Standartlar Projesi raporlarını (Rapor 1 ve Rapor 2) incelemekte fayda var. Ayrıca, portalın kaynaklar bölümünde yer alan “Ulusal Otizm Merkezi Ulusal Standartlar Projesi: Bulgular ve Sonuçlar Özet Raporu” kitapçığı incelendiğinde de Rapor 1’de yeterince güçlü bilimsel dayanağı olmayan uygulamaların ilerleyen dönemlerde yürütülen güçlü araştırmalar sayesinde Rapor 2’de bilimsel dayanaklı uygulamalar altında sınıflandırıldığı görülebilir. Ancak, halihazırda bir uygulamaya karar verilecek ise, bu durumda bu uygulamanın bilimsel dayanaklarına ilişkin güncel olarak elde olan bilgi referans noktası olmalıdır.