BÖLÜM 1 - OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNU ANLAMAK

MODÜL 1
OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU

Otizm Spektrum Bozukluğunun Derecelendirilmesi

Modül Kazanımları

Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’nda (DSM-5) otizm spektrum bozukluğu (a) birinci düzey, (b) ikinci düzey ve (c) üçüncü düzey otizm spektrum bozukluğu üç düzeyde derecelendirilmektedir. Otizmin yoğunluk derecesi otizmli bireyin yaşamında gereksinim duyacağı destek düzeyini de belirlemektedir. Dolayısıyla, birinci düzey bireyin destek gereksinimi, ikinci düzey yoğun destek gereksinimi ve üçüncü düzey ise çok yoğun destek gereksinimi olduğunu ifade eder.

Birinci Düzey: Destek Gereksinimi

En hafif otizm spektrum bozukluğu tanısıdır. Genellikle sosyal açıdan zorluk yaşarlar ve bu açıdan desteğe gereksinim duyarlar. Başkalarıyla konuşma başlatmakta güçlük çekebilir ve uygun olmayan şekilde cevap verebilir ya da ilgileri kolayca dağılabilir. Sonuç olarak, yardım olmadan arkadaş edinmekte zorluk çekebilirler. Aynı zamanda esnek olmayan davranış kalıpları gösterebilirler. Değişen durumlara yeni ortamlarda uyum sağlamakta zorlanabilirler; planlama yapmak ve organize olmak için desteğe gereksinim duyarlar.

Belirtileri

• Sosyal ilişki ve etkinliklere karşı ilgi azlığı
• Bir başkasıyla konuşmak gibi sosyal etkileşimleri başlatmada zorluk
• Karşılıklı konuşmayı sürdürmekte sorunlar
• İletişimde zorluk yaşandığını gösteren açık işaretler
• Rutindeki değişimlere uyum sağlayamama
• Planlama yapma ve organize olma sorunları

Birinci düzey otizm spektrum bozukluğu olan bireyler destek alarak kaliteli bir yaşam sürdürebilirler. Çoğunlukla sunulan destek davranışsal uygulamalardan oluşur. Bu uygulamalarda sosyal becerilerin ve iletişim becerilerinin artmasına ve doğal olarak ortaya çıkmasına yardımcı olunur.

İkinci Düzey: Yoğun Destek Gereksinimi

Birinci düzeyde duyulan destekten daha yoğun bir desteğe gereksinim duyulur. Sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinde belirgin aksaklıklar görülür. Destek alsalar bile anlamlı iletişim kurma ve sürdürmede zorluk yaşayabilir ve uygun olmayan sıra dışı yanıtlar verebilirler. Kısa cümlelerle ve sadece belirli konularda konuşabilirler. Sözel olmayan iletişimde de sorunlar yaşayabilirler. Örneğin konuştukları kişilerin yüzlerine bakmayabilirler. Bu düzeyde otizm spektrum bozukluğu tanısı almış bireyler günlük yaşamın işlevlerini yerine getirmeyi zorlaştıracak ölçüde esnek olmayan davranış kalıpları gösterebilirler. Genellikle değişimlere uyum sağlayamaz ve böyle durumlarda yoğun stres yaşarlar.

Belirtileri

• Çevrede ya da rutinindeki değişimlere uyum sağlayamama
• Sözel ve sözel olmayan iletişimde ciddi sorunlar
• Sıradan bir gözlemcinin kolayca fark edebileceği davranış sorunları
• Sosyal ipuçları, etkileşim ve iletişime uygun olmayan yanıtlar verme
• Değişim karşısında sorun yaşama
• Çok basit cümlelerle iletişim kurma
• Dar ve belirli ilgi alanları

İkinci düzey otizm spektrum bozukluğu tanısı alan bireyler birinci düzeye göre daha fazla desteğe ihtiyaç duyarlar. Destekle bile çevrelerindeki değişime uyum sağlamakta sorun yaşarlar. Farklı müdahaleler işe yarayabilir. Örneğin duyusal bütünleştirme terapisi bu düzeyde duyusal uyaranlarla (örn., ağır kokular, yüksek ses, dikkat dağıtan ışık ya da diğer görsel değişimler) başa çıkmaları konusunda yardımcı olabilir.

Üçüncü Düzey: Çok Yoğun Destek Gereksinimi

Üçüncü düzey en ağır otizm spektrum bozukluğu tanısıdır. Sözel olan ve olmayan iletişimde büyük sorunlar yaşarlar. Genellikle başkalarıyla iletişim kurmaktan kaçınırlar, birine yanıt vermeleri gerekirse çok sınırlı tepki verebilirler. Davranışları esnek değildir ve çok tekrar eder. Değişimlere sert tepki verebilirler ve dikkatlerini başka yere vermelerini / yaptıkları işi bırakmalarını gerektiren durumlarda yoğun stres yaşayabilirler. Okulda, evde ya da işte başarılı olabilmek için temel becerileri öğretebilecek devamlı bir bakıcıya gereksinim duyabilirler.

Belirtileri

• Sözel olan ya da olmayan iletişimde hemen kolayca fark edilebilen sorunlar
• Sosyal etkileşim kurma konusunda çok sınırlı istek
• Davranış değiştirmede sorunlar
• Çevresindeki ve rutinindeki beklenmeyen değişimlere karşı aşırı tepkide bulunma
• Dikkati farklı bir şeye yönlendirmede büyük zorluk

Üçüncü düzey otizm spektrum bozukluğu tanısı alan bireyler ikinci düzeye göre daha fazla desteğe ihtiyaç duyarlar. Genellikle iletişim ve davranış sorunlarına yönelik sık ve yoğun destek gereksinimleri vardır. Otizm spektrum bozukluğunu tedavi edebilecek bir ilaç ya da tıbbi tedavi yoktur ancak; depresyon ya da dikkat dağınıklığı gibi durumlar için ilaç tedavilerinden yarar sağlayabilirler. Bu düzeyde otizmi olan bireyler okulda, evde ve işte başarılı olabilmek için gerekli becerileri öğretebilecek bir bakıcıya ihtiyaç duyabilirler. Destekle bile çevrelerindeki değişime uyum sağlamakta sorun yaşarlar. Farklı müdahaleler işe yarayabilir.

Otizm Spektrum Bozukluğu Belirtileri Zamanla Değişiklik Gösterir Mi?

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda erken dönemde etkili davranışsal müdahaleler otizmin belirtilerinde iyileşmelere yol açabilmektedir. Diğer çocuklarda olduğu gibi bazı otizmli çocuklar da ergenlik dönemine geldiklerinde depresyon ya da daha başka davranışsal sorunlar yaşayabilmektedirler. Bu gibi durumların gözlenmesine bağlı olarak ergene uygulanan programda çeşitli uyarlamalar ve gerekli disiplin alanlarından uzmanların görüşlerine ve önerilerine ve gerektiğinde tedavilerine baş vurulmalıdır.

Benzer durum ergenlikten yetişkinliğe geçiş döneminde de dikkatle ele alınmalıdır. Gerektiğinde bu dönemde de otizmli genç yetişkin bireyin programında uyarlama ve düzenlemeler gerçekleştirilerek bireyin gereksinimlerine en etkili biçimde yanıt verecek programlar hazırlanmalıdır. Açıklamalardan anlaşılabileceği gibi, otizm spektrum bozukluğu olan bireyler yetişkin olmaları durumunda bile yaşam boyu desteğe gereksinim duyabilirler. Diğer taraftan bireyin otizmden etkilenme derecesine bağlı olarak bazı otizmli bireyler bir işte çalışma, bağımsız ya da çeşitli destekler alarak yarı bağımsız şekilde yaşamlarını sürdürebilmektedir.